Archive for Kasım, 2009

Yabani mantarlar;denetimsizlik ve zehirlenme Vak’aları

mKış yağmurlarının etkisini arttırması ile birlikte ormanlık ve çayırlık yerlerdeki yabani mantarların hızla türemesi ‘yabani mantar zehirlenmesi ’ vak’alarının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.Ülkemizin değişik yerlerinde tecrübelilik iddiası dışında hiçbir dayanağı olmayan şahıslar tarafından toplanıp,hiçbir denetim olmadan halk pazarlarına getirilip satılan yabani mantarların toplanmasının,taşınmasının ve hele hele satılmasının ilgili merciler  tarafından kontrol altına alınması gerekmektedir.Bu alışkanlığın kontrol altına alınmaması her yıl onlarca insanımızın canına ,binlerce lira paraya,üzüntüye mal olmakta,aynı zamanda bu kontrolsüz toplayıcılık nice mantar türünün yok olmasına sebep olmaktadır.

Toplam Okunma Sayısı 2, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 01 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Domuz gribinin ilacı gibi tanıtılan jele takip

jSağlık Bakanlığı’nın uyarısının ardından Sanayi ve Ticaret Bakanlığı da ‘Domuz gribi virüsünü öldürüyor’ diyerek pazarlanan antibakteriyel jelleri takibe aldı. Bakanlık gerçeğe aykırı şekilde yanıltıcı nitelikte reklam yapan firmalara ceza yağdıracak

Domuz gribinin yaygınlaşmasıyla birlikte hareketlenen antibakteriyel jel pazarına ‘yanıltıcı reklam’ yasağı geliyor. Sağlık Bakanlığı’nın ‘tüketici yanıltılıyor’ diyerek uyardığı antibakteriyel jellerle ilgili insanları yanılgıya düşüren ‘domuz gribine karşı etkilidir’ şeklinde yapılan reklamlar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Bakanlığa bağlı Tüketici Hakları Genel Müdürlüğü, domuz gribi virüsüne karşı koruma sağladığı ve iyi geldiği belirtilen ürünleri incelemeye aldı. Gerçeğe aykırı şekilde, yanıltcı nitelikte yapılan reklamlara ceza yağacak. Ayrıca Reklam Kurulu’nun da bu tür ürün reklamlarını incelemeye aldığı öğrenildi.

REKLAMLARLA TÜKETİCİ YANILTILIYOR

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün yaptığı açıklamada aldatıcı reklam yapanların yanacağını belirtirken, Sağlık Bakanlığı da domuz gribi dolayısıyla piyasada kullanımı artan antibakteriyel el temizleme jeli, sıvısı, köpüğü gibi ürünlerin bakanlığa Kozmetik Kanunu doğrultusunda bildirimlerinin yapılmasına rağmen, ambalaj ve tanıtım materyallerinde, tüketicinin yanıltıldığı ve halk sağlığını tehdit edici durumların oluştuğunun tespit edildiğini bildirdi. Bakanlık bu ürünlerin, çocuklardan uzak tutulması, kullanılması gerekiyorsa ebeveyn kontrolünde kullanılması, gözle temas ettirilmemesi, yanıcı, parlayıcı olduğuna ilişkin uyarıların ambalaj üzerinde belirtilmesi istendi.

GEREKSİZ KULLANIM DA ZARARLI

Kişisel temizlik için ellerin öncelikle su ve sabun ile yıkanması, susuz kullanılan ürünlerin ise su bulunmayan ortamlarda tercih edilmesinin önemli olduğu vurgulanan açıklamada, ‘’Antibakteriyel ürünlerin gereksiz yere kullanımında direnç gelişebileceğinin ve bakteri kaynaklı hastalıkların yaygınlaşabileceğinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir’’ denildi. • NEVİN BİLGİN ANKARA

Satışlar % 300 arttı

Domuz gribinin yaygınlaşmasıyla birlikte antibakteriyel jel satışları son bir yılda yüzde 300 oranında arttı. Halkın jellere karşı ilgisi son dönemde artarken bu durumu fırsat bilen uyanıklar, son dönemde sahte jel üreterek piyasaya sürmeye başladı.

Kolanyanın virüs öldürme özelliği jelden daha fazla

Deva Holding Yönetim Kurulu Başkanı Philipp D. Haas, domuz gribinin, antibakteriyel jel pazarını hareketlendirdiğini, ancak insanların bu konuda bir yanılgıya düştüğünü söyledi. Haas “Domuz gribi bir virüstür. Bakteri değil. Dolayısıyla antibakteriyel ürünler bu anlamda çok da işe yaramayabilir. Ancak kolonya alkol içerdiği için virüsleri öldürme özelliği antibakteriyel ürünlere göre daha fazla. Yani kolonyanın bu ürünlere göre daha faydalı olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

http://www.stargazete.com/ekonomi/domuz-gribinin-ilaci-gibi-tanitilan-jele-takip-haber-227094.htm

Toplam Okunma Sayısı 3, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 18 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Öğretmenler Günü,Cehalet ve Öğretmenleri anma üzerine

kVerdikleri nice emeklerle okul öncesi dönemden tutun da akademik kariyer safhası sonuna kadar insanı; topluma ve insanlığa faydalı hale getirmek için uğraşan  öğretmenlerimizi yarın 24 Kasım Öğretmenler Günü olması nedeni ile hürmetle hatırlıyoruz. Hz.Ali; Öğretmenlere olan saygı ve hürmetin sınırlarının ne olduğunu “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum”  şeklinde kısa cümle ile özlü şekilde ifade etmiştir.Yani öğrenilen her harf/her bilgi insanı en büyük düşman olan cehaletin köleliğinden kurtarmaktadır.Cehalete kölelik dışındaki kölelik türleri ise ona göre daha basit ve küçük kölelik türleridir,diğer köleliklerden kurtuluş insanı cehaletten kurtaramaz ama cehaletten kurtuluş insanı sair köleliklerden kurtarabilir(tıpkı Hz.Yusuf’un sahip olduğu rüya yorumlama bilgisi vesilesi ile hapisten kurtulup yüksek mevkilere ulaşması gibi ).Kur’an’nın şu ayetinin cehalet köleliğinden kıvranan  eski ya da yeni tüm  toplumlara/insanlara anlattığı çok şey vardır: “Oku! yaratan Rabbin adına, insanı bir yumurta hücresinden yaratan! Oku!, çünkü Rabbin Sonsuz Kerem Sahibidir, (insana)  kalemi kullanmayı öğretendir,  insana bilmediğini belleten!”(*) sonuç olarak bizi cehaletten kurtaran  öğretmenlerimizi saygı ile yad etmeliyiz.

(*)Alak Suresi 1. ve 5.ayetler,Kur’an Mesajı,S.1287,Muhammed ESED

Toplam Okunma Sayısı 7, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 17 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Yenile Yenile Bir gün Yenmeyi Öğrenmek

iRus Çarı Deli Petro’ya ait olduğu söylenen bir söz var:  yenile yenile bir gün yenmeyi de  öğreniriz şeklinde. Petro’ya bu sözü söyleten durum şudur: Rus milleti Knezlikler halindeki parçalanmışlıktan  Petro’nun hakimiyeti  sayesinde kurtulmuştur, milli birlik sağlanmıştır ancak Rus ordusu İsveç ordusu karşısında sürekli olarak savaş kaybetmektedir. Petro’ya bu yenilgiler sorulmuş ve O da  ‘‘yenile yenile bir gün yenmeyi de  öğreniriz’’  demiş ve sonuçta Rus ordusu galip gelmiştir. Bu sözün gerçek anlamı onun hikayesinde değildir. Gerçek anlamı: başarısızlıklardan ders almak,neden başarısız olunduğunu anlamak, gerekli tedbirleri almak ve karar verdiğin yolda ısrarla ve inatla ilerlemektir. Akıllı bir insan için aslında hayattaki her başarısızlık gelecekteki başarının birinci adımıdır burada önemli olan başarısızlığın sebeplerini tesbit edebilmek ve hataları düzelterek yola devam etmektir ve inanın yolun sonu BAŞARMAK’ tır.

Toplam Okunma Sayısı 4, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 19 November 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Kurbanlık hayvan alırken dikkatli olalım

bKurban Bayramının yaklaşması nedeni ile ülkemizdeki hayvan pazarlarında hareketlilik başladı.Bazı hayvan satıcıları kurbanlık hayvan satışlarında tüketiciyi aldatıcı zarara uğratıcı hareketlerde bulunmaktadır:Bu aldatıcı zarara uğratıcı faaliyetlerin en önemlileri şunlardır:

  • Gebe olduğu bilindiği halde  gebe hayvan satışları yapılmaktadır.Belediyelerimiz ve İl tarım ve ilçe tarım müdürlüklerinin bunu engellenmesi için gerekli önlemleri almasını dileriz.
  • Dinimizde bir hayvanın  kurban edilebilmesi için belli yaşta ya da istenen yaşın gerektirdiği gövde ağırlığı ve ya vücut yapısına sahip olması gerekmektedir.Bazı satıcılar dinen gerekli olan yaş ya da gövde ağırlığına sahip olmayan hayvanları sahipmiş gibi satmaktadır.
  • Özellikle küçükbaş hayvanların vücutlarının fark edilmeyecek(koltuk altı,tırnak arası gibi) kısımlarından enjektörle kilo arttırıcı hormon uygulanmaktadır.Hormon enjekte edilmiş hayvanlar ilk bakışta gayet kilolu görünmekte ancak etinin tat ,koku, ve görüntüsünde ciddi bozukluklar olmaktadır ayrıca bu hormonlar sağlık problemlerine sebep olabilir.Bu konuda da belediye,il ve ilçe tarım müdürlüklerine önleyici tedbirler almak görevi düşmektedir(*)

(*)Veteriner Hekim Osman TUĞRUL’un katkıları ile hazırlanmıştır

Toplam Okunma Sayısı 8, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 17 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Lisanslı Antivirüs Programı Kullanalım

aLisanslı anti virüs programları kullanarak:  bilgisayarlarınızın sık sık arızalanmasını, iş ve zaman kaybını önleyiniz,  bilgisayar tamircilerine onlarca lira para vermekten kurtulun.Ücretsiz indirilen anti virüs programlarına sakın güvenmeyin.

Toplam Okunma Sayısı 11, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 17 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Bankaların Hesap İşletim Ücreti Kurnazlığı

bHesabım bulunan bir bankanın internet şubesine girdim. Şubedeki hesabımla ilgili geçmiş üç yıllık hesap hareketi dökümünü çıkarttım ve incelemeye başladım ve ne gördüm dersiniz ? önceleri bir defada alındığı için müşterinin dikkatini ve tepkisini çeken Hesap İşletim Ücretinin her ay bir ya da iki lira almak sureti ile dikkat çekmeyecek parçalar halinde sinsice alındığını tesbit ettim.Toplamda yaklaşık 30,00TL yapıyor.Lütfen bu konuya dikkat edelim.İnternet Şubesi kullananlarımız giriş yaptıktan sonra hesapları ile ilgili hesap hareket dökümlerini kontrol ettikten, kullanmayanlarımız hesapları ilgili hesap işletim ücreti kesilip kesilmediğini,  kesilmişse ne kadar kesildiğini bankadan sormak sureti ile tesbit ettikten sonra bu paranın iadesini bankadan talep etsin. Banka bu talebi reddederse konuyu yetkili Tüketiciyi Koruma Hakem Heyetine götürsün.

Toplam Okunma Sayısı 14, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 18 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Musluk Suyu Kullanalım

mŞişelenmiş ya da damacana su kullanmak yerine musluk suyu kullanmak (istisnalar kaideyi bozmamak kaydı ile) her zaman daha ekonomik ve daha güvenlidir.Çünkü musluk sularının kaynağı,depoları,boru hatları,kalitesi ve sağlıklılığı  kural olarak belediyeler (ilgili İdareler) tarafından çok daha sık ve profesyonel bir şekilde  denetlenmektedir.

Toplam Okunma Sayısı 14, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 17 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

TUTUMLULUK,PRATİK BİLGİNİN ÖNEMİ VE ÖĞRETMENLİK

 Öğretmen ideal olan insandır.  İdeal insan birer hammadde olan öğrenciyi hayatın güzellik ve kötülüklerine karşı hazırlayan insandır.  Öğrencilerin hayatın çetin dalgalarında en doğru tercihi ve stratejiyi seçebilmesi ancak öğretmenlerle mümkündür.  Bu açıdan yeni nesillere tutumluluk ve doğru tüketim bilincinin verilmesi, parayı kazanma ve harcama sanatının öğretilmesi ancak doğru bir ders programı ve bunu anlatacak idealist öğretmenlerle sağlanabilir.

 Müfredatta geçmişte ve günümüzde öğrencilere pratik hayatta hiçbir katkı sağlamayan bir sürü ıvır zıvır ders yerine mutluluğun en önemli temel taşlarından olan tutumluluk,  para kazanma,  biriktirme ve harcama sanatının öğretilmesine gerçek anlamda değer verilmesi gerekmektedir.  Çeşitli mesleklerde milyonlarca lira para kazanmasını öğrettiğiniz insanlara kazandıkları parayı biriktirmesi ve nasıl harcaması gerektiğini uygulaması ile birlikte vermedikten sonra onlara para kazanmayı öğretmenin hiçbir önemi yoktur.  

Bazı insanlar dev şirketleri mali yönden yönetmekte ve onların sürekli kar elde etmesini sağlamaktadır  ancak aynı insanlar şahsi malvarlıklarını yönetmekte son derece başarısız olmaktadır. Yakın çevremizde şahsi malvarlıklarını yönetemedikleri, parayı biriktirme ve kullanma sanatını bilemedikleri için bankaların ve icra müdürlüklerinin kıskacına düşmüş onlarca eğitimli, yüksek statülü insanı görebilirsiniz, bu insanların içine düştükleri acıklı hal en sonunda toplumdaki mesleki ve şahsi itibarlarını da sıfıra indirmekte,  tamamen dibe vuruşlarına sebep olmaktadır.  Bu durumların çokluğu okullarımızdaki tutumluluk ve doğru tüketim bilinci öğretiminin ne kadar yetersiz olduğunu göstermektedir. Bundan ötürü ideal öğretmenlik öğrenciye hayatın tozlu kavşaklarında doğru yönü/yolu seçebilmeyi öğretmedir yoksa teorik bilgileri yüklemek değil.

KERAMİ ÖZDEMİR

Toplam Okunma Sayısı 63, Bugün Toplam Okunma Sayısı 1, Son Okunma Tarihi 18 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Domuz gribine karşı bunları tüketin

pDomuz gribi aşısını beklerken hastalığa yakalanmaktan korkuyorsanız, bilim adamları aşıdan önce dikkat edilmesi gereken noktanın bağışıklık sistemini güçlü tutmak olduğuna dikkat çekti. Bunun yanında hastalığa yakalandığınız zaman virüsü yenebilmek için de en önemli önkoşul bu. İşte bağışıklık sistemini domuz gribine karşı güçlü tutmak için tüketmeniz gereken gıdalar:

Kırmızı biber: Portakalda bulunan C vitamininin 2 katını içerir. C vitamini gribin etkisini yüzde 80 oranında azaltabilecek kadar güçlü bir silahtır.

Yoğurt: İçinde bağırsaklarda mikroplarla savaşan yararlı bakteriler olan probiyotik bulunur. Böylece grip virüsü vücutta barınamaz.

Yeşil çay: Bağışıklığı güçlendiren “epigallocatechin gallate” isimli kimyasalı içerir. Günde 3 fincan tavsiye ediliyor.

Ginseng: ABD’li bilim adamları günde 2 tane 200mg’lık ginseng kökü kapsülü alan insanların grip riskinin yüzde 31 azaldığı belirlendi. Bağışıklığı harekete geçirir.

Badem: Hastalıklarla savaşan antioksidan E vitamini bakımından zengindir. Gripten korunmak için her gün bir ara öğün olarak 24 tane badem yemeye çalışın.

Taze patates: İçindeki “beta carote ”, gribe karşı koruma özelliğini verir. Vücutta A vitaminine çevriliyor ve grip tedavisinde önemli rol bir oynuyor.

Tavuk suyuna çorba: Vücutta mukus üretimini artırarak gribin boğaz ağrısı ve öksürük gibi etkilerini yatıştırmaya yardımcı olur.

Sarımsak: Sülfür maddesi grip sezonunda bu hastalığa yakalanma riskini 2.5 kat azaltıyor ve virüsü öldürme özelliği de bulunuyor. Taze sarımsak daha etkili.

Zencefil: İçeriğinde doğal olarak bulunan “gingerol” maddesi, her türlü enfeksiyonu uzakta tutmaya yardımcı. Zencefil çayını tercih edebilirsiniz.

Ceviz: Antioksidan selenyum soğuk algınlığı, grip ve kansere karşı koruma sağlar. İçindeki selenyum oranı diğer tüm gıdalardan 10 kat oranında daha fazladır.

Turunçgiller: Önemli bir C vitamini kaynağıdır. Özellikle sigara kullanıyorsanız gribe yakalanma riski daha yüksek olduğu için bol bol C vitamini almanız gerekiyor.

Bal: Doğal olarak antibakteriyel özelliklere sahiptir. Çaya ya da yoğurda katarak tüketirseniz etkisi daha da güçlü olur.

Lahana: Ispanak ve lahana gibi koyu yeşil renkli yaprağa sahip sebzeler, bağışıklık sistemini gribe karşı güçlendiren D vitamini bakımından zengindir.

Mantar: Beta-glucan isimli gribe karşı koruyan bir madde içerir. Bağışıklığın grip virüsünü tanımasını ve onu yok etmek için harekete geçmesini sağlar.

Yulaf: Lif, E ve B vitamini ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren mineraller ve beta-glucan’lar bakımdan zengindir.

Elma: Bilim adamları, düzenli olarak elma yiyen insanların gribe yakalanma riskinin azaldığını ortaya koydu. Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 25’ini karşılar.

Kırmızı et: Bağışıklık sistemini harekete geçirmek için kırmızı et tüketmek gerekiyor. Yetişkinlerin günde ortalama 40-60 gram et tüketmesi tavsiye ediliyor.

Balık: Omega 3 tüketimini artırarak grip ve benzeri enfeksiyonları uzakta tutabilirsiniz. Haftada 2 porsiyon balık tüketilmeli.

Soğan: Doğal antibiyotikler içerir. Bunun yanında gribe karşı bağışıklık sistemini güçlendiren “quercetin” isimli bir madde de bulundurur.

http://www.stargazete.com/yasam/domuz-gribine-karsi-bunlari-tuketin-haber-221591.htm

Vatan

Toplam Okunma Sayısı 5, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 24 November 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes