Dayanıklı Tüketim Ürünleri
Toplam Okunma Sayısı 3, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 21 November 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
Toplam Okunma Sayısı 3, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 21 November 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
Toplam Okunma Sayısı 43, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 18 December 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
Dinimiz;israf etmeyi,tutumlu davranmamayı ve savurganlığı şu ayetler ve hadisler ile kesin olarak yasaklamıştır:1)Ey Ademoğulları!(Allah’a)kulluk olsun diye yapıp-ettiğiniz her işte kendinize çekidüzen verin;(serbestçe) yiyin için,fakat saçıp savurmayın:(çünkü)kuşku yokki,O savurganları sevmez!*
2)Ve onlar ki,başkaları için harcadıkları zaman,ne saçıp savururlar,ne de cimrilik yaparlar;bu ikisi arasında her zaman bir orta yol bulunduğunu (bilirler)**
3)Ve (ey insanoğlu,)yakın(ların)a,hak(lar)ını ver;düşküne de,yolda kalmışa da;ama sakın (elindekini)anlamsız,amaçsız bir biçimde saçıp savurma.Çünkü bilki saçıp savuranlar Şeytan’ın türdeşleridir;Şeytan da zaten Rabbine karşı gerçekten çok büyük bir nankörlük sergilemiştir.***
Muhammed ESED-Kur’an Mesajı- *A’raf Suresi/31.Ayet
Muhammed ESED-Kur’an Mesajı-**Furkan Suresi/67.Ayet
Muhammed ESED-Kur’an Mesajı***İsra Suresi/26-27.Ayet
1)(Yiyip için, giyinin ve tasadduk edin. Fakat israf ve kibirden sakının!) [Buhari]
2)(İktisat(tutumluluk) eden zenginleşir, israf eden fakirleşir.) [Bezzar]
Toplam Okunma Sayısı 7, Bugün Toplam Okunma Sayısı 1, Son Okunma Tarihi 05 December 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
……………..Para biriktirme alışkanlığı,genellikle sosyal durumumuzu olduğu kadar geçimlerini sağlamakla yükümlü olduğumuz kimselerin durumlarını da iyileştirmek arzusundan doğmaktadır.Bu alışkanlığın yerleşmesinde gerekli olmayan her şeyden ,hele hele boşuna para harcama tutkunluğundan vazgeçmelidir.lüzumsuz olan her şey,en ucuz fiyatla satın alınmış olsa bile;pahalıdır.Küçük harcamalar büyük harcamalara yol açar.İnsanın ihtiyacı olmayan bir şeyi satın alması;boşuna para harcamaktan başka bir şey değildir.Cicero’ya göre insanda satın alma tutkunluğunun bulunması bir gelire sahip olduğuna delildir.Çok kimseler pazarlıkla satın alma alışkanlığında oldukları için bir kenara para koyamazlar “Bakın şu fevkalade ucuz,alsak mı dersiniz?””İhtiyacınız var mı?” “Hayır,bu gün için yok ama ileride bundan yararlanırız her halde.” Modaya uygun alışverişlerde de bu usul alışkanlık haline gelmiştir.Bazı kimseler bir porselen mağazasını dolduracak kadar eski porselen,başkaları eski tablo,antika eşya,yıllanmış şarap almaktadırlar.Eğer bütün bunlar çoğu zaman bunlardan anlayanların alacaklıları hesabına satın alınmış olmasaydı pek fazla bir zarar getirmezdi.Horece Walpole bir defasında “artık hiç alışveriş yapmayacağımı umarım,çünkü ne alacağım eşyayı koyacağım yerim,ne de bedelini ödeyecek param kaldı” demişti.Ömürlerinin son yıllarını rahat ve mutluluk içinde geçirmek isteyen insanlar buna genç ve orta yaşta hazırlanmalıdırlar.Ömrünün çoğunu çalışarak ve iyi kazanç sağlayarak geçiren bir adamın yaşlılığında ekmek dilenecek derecede zarurete düştüğünü ve komşularının merhametine sığındığını ya da yabancıların cömertliğinden yararlanmaya çalıştığını görmekten daha acıklı bir manzara olamaz.İşte bunun içindir ki,insan başlangıçta kendisinin ve ailesinin ileride bu duruma düşebileceğini düşünerek genç yaşında çalışıp kazancının bir kısmını biriktirmelidir…………………..Samuel Smiles,Tasarruf veya Para Biriktirme Sanatı
(Akbank Kültür Yayınları-1975) adlı kitabın 26 ve 27. sayfalarından
aynen aktarılmıştır
Toplam Okunma Sayısı 17, Bugün Toplam Okunma Sayısı 1, Son Okunma Tarihi 17 December 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
Toplam Okunma Sayısı 3, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 28 November 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
Tüketicilerin Tüketiciyi Koruma Hakem Heyetlerine çok sık şikayet ettikleri durumlardan birisi de ”kapıdan satış ”lardır.Bu satışlarda satıcı taraf umumiyetle ”kapıdan satış” yolu ile para kazanma yolunu kendisine meslek! olarak seçmiş!(dürüst olanlara bir sözümüz yoktur) ya gerçek kişilerdir ya da merdiven altı! firmalardır.Bunların potansiyel hedefleri ev kadınlarımızdır.Satışla hiç ilgisi olamayan bir konu ile lafa ve misafirliğe başlarlar sonra laf kalabalığı ve ”hediye,iş vaadi ve yakında civara büyük bir mağaza açılacağı vaadi,çekilişte hediye isabet etmesi ” gibi vaadlerle sözleşme ya da senet imzalatırlar.Sattıkları mal ise kuvvetle muhtemel çin malıdır ve süprüntüdür.Garantisi yoktur varsa bile yedek parçası yoktur bunlar tam olsa bile irtibat için size verdikleri adres ve telefon hayalidir.Firma temsilcisi olarak sizinle konuşan ve sözleşmede isim ve imzası olan şahıs genellikle bir sonraki aramanızda ”işten ayrılmış!”olur.Size imzalattıkları sözleşme ise 4077sayılı Tüketiciyi Koruma Kanununa aykırıdır……… ……………………….benzer mağduriyetler yaşamamak için ”kapıdan satışçılardan” mal ve hizmet almayınız.olaki alınmışsa ek kısa sürede İl ya da ilçe tüketiyi koruma hakem heyetlerine müracaat ediniz.
Toplam Okunma Sayısı 1, Bugün Toplam Okunma Sayısı 1, Son Okunma Tarihi 01 November 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
TUTUMLU:Türk Dil Kurumuna göre “aşırı harcamalardan kaçınan, idareli, muktesit olandır.Toplam Okunma Sayısı 32, Bugün Toplam Okunma Sayısı 2, Son Okunma Tarihi 17 December 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
Evde sebze meyve yetiştirenlerin çoğu marketlerdeki gıdalardan bulaşan bakteriler yüzünden endişe taşıyor.
Toplam Okunma Sayısı 21, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 18 December 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
Tutumlu olmanın, gereksiz kullanım ve harcamaları en aza indirmenin en iyi yolu bilinçli tüketiciler yetiştirmektir. Öğrencilere bilinçli tüketimin aşılanmasında hem ebeveynlere hem de öğretmenlere bazı görevler düşmektedir. Öğretmen ve ebeveynlerin öğrencilere en temel kavratmaları gereken şey her eşya, araç ve gerecin farklı bir işlevinin olduğu ve her birinin kendi işlevi içinde kullanılmasının gerektiğidir. Öğrenciler çoğunlukla ders araç gereçlerini bir oyun aracı olarak kullanırlar. Mesela defter ve kitap sayfalarından uçak, gemi vb. origamiler yaparak gereksiz yere kâğıt israfı yaparlar. Bunun yanlış olduğunun ve bu tür katlamaların el işi kâğıtlarından yapılması gerektiğinin kavratılması gerekir. Kullanılır durumda olan eşyalarını temiz ve düzenli kullanmaları gerektiğini kullanmadıkları eşyaların da geri dönüşüm için kullanılması gerektiğinin kavratılması ve bu konuda onlara örnek ve öncülük teşkil edilmesi gerekir. Bunun yanında kâğıt ve kalem gibi orman ürünlerinden elde edilen eşyaların tutumlu kullanılmadığı zaman bizim için çok önemli olan ağaçların kesilip yok edilmesine sebep olunduğunun kavratılması gerekir. Öğretmenler tarafından gerekli araç gereçlerin listesi yapılırken kullanmayacakları eşyaların istenmemesi gerekir. Mesela 12 renkte el işi kâğıdı istemek ilköğretim öğrencileri için uygun değildir. Çünkü yaşları gereği ilköğretim öğrencileri parlak ve açık renkleri sever ve kullanırken de bu renkleri tercih ederler. Bu sebeple de bu 12 rengin içinde olan koyu renkler hep atıl durumda kalırlar. Yeni eğitim öğretim programına göre öğrencilerin çok sayfalı defterlere ihtiyaçları yok. Hatta bazı derslerde hiç deftere gerek yok. Çünkü her dersin birde çalışma kitabı var. Öğrencilere çok sayfalı defterler alınmamalı ya da önerilmemeli. Çünkü çok sayfalı defterlerin hem kullanımı zor hem de kullanırken yıpranma olanağı çok fazla. Mesela 50 sayfalık ve 90 sayfalık 2 defteri baz alalım. Bunlar resim defteri olsun. Sulu boya ile çalışma yaparken boyanın döküldüğünü farz edersek 50 sayfanın kaybı ile 90 sayfanın kaybı arasındaki fark açık olarak ortadadır. Bu birçok durum için geçerlidir. Anne –babalar okul alışverişi yaparken aldıklarının kaliteli ve kullanılabilir olmasına dikkat etmeliler. Kaliteli ama uygun fiyata almalılar. Gerektiğinden fazla eşya almamalılar. Eğer toplu alış-veriş yapıyorlarsa çocuklarına gereken kadarını verip diğerlerini kendileri muhafaza etmeliler. En başta da kendileri çocuklarına iyi örnek olmalılar.08.09.2009
NEJLA ASLAN
Toplam Okunma Sayısı 11, Bugün Toplam Okunma Sayısı 1, Son Okunma Tarihi 17 December 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |
Allah’ın bize bahşettiği en büyük nimetlerden biride bilindiği gibi anne sütüdür. Rabbim onun içine bir bebek nelere ihtiyaç hissedecekse koymuş ve üretilmesi imkansız bir gıda yaratmış biz kulları için. Anne sütü sağlıklı olmasının yanı sıra biz anneleri bir çok maddi külfetten de kurtarmaktadır. Şimdi basit bir hesaplama yapalım. Piyasada bulunan ve neyden nasıl yapıldığını bilmediğimiz, sağlıklı mı sağlıksız mı olduğu konusunda değişik ve çelişkili açıklamalar bulunan mamaların en ucuzu yaklaşık 15,00TL ’dır. Ve bir bebeğe bir paket mama sadece 4 gün yeter. Ayda yaklaşık 7 paket mama kullanıldığını varsayarsak bir bebeğin bir aydaki mama gideri 105,00TL ‘dır. Eğer bebeğimin sağlığına çok düşkünüm onun için harcamaktan çekinmem diyorsanız pahalı bir paket mama yaklaşık 45,00TL ise aylık mama gideri 315,00TL ye yükseliyor. Bu da aylık aile bütçesinin çok büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Oysa ki anne sütünün aylık bedeli kocaman bir 0TL ‘dır. Ve sizi asla maddi olarak zora sokmaz.
Ayrıca mamaların birde hazırlama süreci var. Bir bebek için günde yedi defa mama hazırlandığını düşünürsek her seferinde mama hazırlamak için harcanan enerji , su ve insan gücünü de hesaba katarsak harcamalar daha da artar. Bu sebeple eğer bebeğimizi ve bütçemizi düşünüyorsak eğer bir sağlık özrümüz yoksa lütfen bebeklerimizi anne sütü ile besleyelim.
Toplam Okunma Sayısı 1, Bugün Toplam Okunma Sayısı 1, Son Okunma Tarihi 19 December 2009
|
| Published on Eylül 30th, 2009 | | No Comments | | Posted by KERAMİ ÖZDEMİR |