Archive for the ‘Tutumluluk Tecrübeleri’ Category

Aküden çalışan mini çaydanlık ve kesintisiz çay keyfi

Geçen hafta oğlumun tedavisi için bir hastenede yatılı olarak kaldım.Çayı çok sevdiğimden sıksık hastanenin kantinine çay içmeye gittim ancak kantinde satılan çay o kadar renksiz ve tatsızdı ki verdiğim paralara acımaya başladım,sonra ani bir kararla arabamın çakmaklığından çalışabilecek bir su ısıtıcısı olup olmadığını araştırdım ve hemen bir oto aksesuarcısına gittim ve işyeri sahibine durumu anlattım ve 12voltluk yani arabamın aküsünden çalışabilen bir su ısıtıcısını bana tanıttı ve 23TL’ye  satın aldım.En yakın marketten çaş ve şekeri de aldım.Sonuç mükemmel oldu fıkır fıkır kaynattı bizim cihaz .Sonuç olarak kaliteli,ucuz,temiz ve kesintisiz  olarak çay keyfime devam ettim.Şimdi arabamın bagajında özel bir yer hazırlayıp yerleştireceğim onu, her zaman ve hazır ve nazır olması için.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Kullanılmayan İlaçları Bağışlayalım ve İlaç İsrafını önleyelim

Bir çoğumuz hastalanınca doktora gideriz ve iyileşebilmek için bir sürü ilaç alırız üç beş gün kullanır sonra da kalanları bir kenara bırakırız ya da bazı ilaçları hiç açmadan bir köşeye atarız. Hiç açılmayan ya da bir kısmını kullandığımız ilaçları; bir müddet evimizde bekletir sonra da ya  ihtiyacımız kalmadığı düşüncesiyle  ya da kullanma süresi dolduğu gerekçesiyle çöpe atarız.Emin olalım ki her yıl binlerce liralık ilaç bu şekilde çöpe gitmektedir(Ülkemizde tahmini olarak yıllık 500milyon dolar civarında ilaç israfı var http://www.atonet.org.tr/turkce/bulten/bulten.php3?sira=438).Oysa o ilaçlar devlete ve şahsi bütçemize yük oluşturmaktadır.Kullanmayacağımız ilaçları en kısa süre en yakın hastane ya da sağlık ocağına bağışlayalım ve israfı önlemeye çalışalım.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Manyetik kireç önleyicileri hakkındaki şahsi raporum

Manyetik kireç önleyicilerin faydalılıkları ve fonksiyonellikleri bir çok insan gibi beni de uzunca bir zaman şüphede bırakmıştır.Yaklaşık bir buçuk ay önce büyük bir yapı marketinden piyasada bilinen bir manyetik kireç önleyiciyi satın alıp mutfak musluğuna gelen boruya standarda uygun şekilde monte ettim, aradan geçen zamana,ürünün kullanma talimatındaki vaadlere  rağmen çaydanlıkta oluşan kireçte hiçbir eksilme ve suyun mevcut yapısında hiçbir iyileşme  olmadı.Bir tüketici olarak manyetik kireç önleyiciler hakkında duyduğum şüphe sanırım doğruymuş.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Furyaya kapılmayın, paraları kaptırmayın..

Özellikle ülkemizde;  birikmiş parası bulunan ve bunu nasıl değerlendireceğini bilemeyen insanlarımızı kısa sürede,  yüksek  ve risksiz  kar vaadi ile kandıran ve elindeki birikmişi alan/tüketen  belli yalan rüzgarları ve furyalar  hiç eksik  olmuyor(*). Bu furyanın adı bazen çinçilya yetiştiriciliği, bazen devekuşu yetiştiriciliği, bazen Ankara tavşanı , bazen paulownia ağacı, bazen enginar, bazen erkenci kayısı,bazen Yer kirazı yetiştiriciliği bazen şirket ortaklığı ….. olmaktadır. Öncelikle gazeteler ve televizyonlar vesilesi ile bu furyanın kısa sürede,risksiz yüksek kar getirdiği anlatılmakta  bu yaklaşık bir iki sene kamuoyuna pompalanmakta akabinde hayal pilavının konusu olan fide, hayvan ya da diğer konular(altın yumurtlayan tavuklar!) bu furyaya kapılan insanlara çok astronomik fiyatlarla satılmakta ve hatta üretimden sonra yan ürünleri geri alma sözde garantisi verilmekte,  karlar toplandıktan,  insanların parası uçtuktan sonra işlerin aslında bir yalandan, abartıdan ibaret olduğu açığa çıkmakta ama o andan itibaren iş işten geçmekte emekli ikramiyeleri uçtuğu gibi ekstradan borçlar da yığılmış olmaktadır sonuç koskoca bir fiyasko.  Elinizdeki paraları kapmak için her dönemde böyle furyalar olduğunu asla unutmayın, size bu tip konularda kar vaad edenlerin öncelikle kendilerinin aynı konudan gelir elde edip etmediklerini sıkıca araştırın,vaad edilen ürünlerin gerçekten pazarı olup olmadığını sıkıca araştırın……

 

(*)Eleştirdiğimiz konulardaki dürüst satıcılarımız bu durumlardan  istisnadır.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Praktiker’den pratik bilgiye destek

Laminant parke uygulamasını,  mutfak dolaplarının ve bahçe mobilyalarının  montajını  ve bazı basit tamiratları kendi kendinize yapmak için Praktiker’in http://www.praktiker.com.tr/praktiker-international/html/tr_TR/65166/index.html        linkinden yararlanabilirsiniz.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Basit tamirleri kendiniz yapın;cebiniz ve çevre rahatlasın,yeteneğiniz gelişsin.

Uzunca zamandır evde kullandığım ve kullanmasından hoşlandığım bir çift terliğim vardı.Her ikisinin de kullanmaya bağlı olarak  tabanı ayrılmıştı.Elime alıp inceledim,  altlarındaki plastik taban ile üstündeki ayağın girdiği kısım arasında yapışmayı ve ısı yalıtımını sağlayan kağıt bir kısım vardı.

 Sonra bu arızanın basit bir tamirle giderilebileceğini keşfettim,sadece 1 TL’ye bir tane bally yapıştırıcı aldım iki kısım arasındaki bölgeye yapıştırıcıyı sıkıp güzelce yaydım,bir dakika kadar beklettikten sonra üstten yumrukla vurarak güzelce yapıştırdım ve her ikisine de kullanmadığım, ağırlığı fazla olan kilimlerin altına ekstra baskıda kalması için koydum.Baskıdan çıkartınca sanki hiç tamir görmemiş gibiydiler.

Bu tamirat 1TL yapıştırıcıya(bu arada yapıştırıcının büyük kısmı kar olarak takım çantama kaldı) yaklaşık beş dakikaya mal oldu ancak aynı kalitede bir terliğe onTL vermekten kurtuldum.Böylece bu basit tamiratı kendim yapmakla onTL masraftan kurtulduğum gibi,çöpe atılacak terlik  nedeni ile çevreyi kirletmekten kurtuldum ayrıca problem çözme yeteneğimi geliştirdim.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Toplu sms gönderme; zamandan, paradan ve emekten tasarruf ettirebilir

Bayram ve kandil günlerinde onlarca hatta yüzlerce tanıdığınıza tebrik sms’i göndermek ya da düğün gibi önemli günlerinizde davet göndermek bazı insanlar için gerektiğinden fazla zaman ve para kaybına sebep olmaktadır. Oysa internet üzerinden çalışan toplu sms sistemleri ile bu tip mesajlar fazla yorulmadan ve aynı anda kolayca gönderilebilmektedir(örneğin: http://www.websms.com.tr). Ayrıca sms göndereceğiniz kişilerle ilgili sisteme kayıtlı bir telefon defteri oluşturabilme ve ileri tarihli mesaj gönderebilme özellikleri de bu sistemlerde mevcut.Üstelik bir hayli de ekonomik.    KERAMİ ÖZDEMİR

Toplam Okunma Sayısı 3, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 18 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Hukuk; sabır, soğukkanlılık ve zaman ister

   2005 yılı eylül ayında kendime şöyle kruzer tarzı bir motorsiklet almaya karar verdim. Türkiye’de faaliyet gösteren bir firmanın 250cc çift silindirli kruzer tarzı bir motorsikleti piyasaya sürdüğünü öğrendim.Bana en yakın bayie gidip motorsikleti inceledim görüntüsü fena değildi yani en azından aynı firmanın daha önce kötü bir malını görmediğimden bir an için inandım ve güvendim.Satıcı “ağabey ön çamurlukta bir çizik var ben onu garantiden getirteceğim ” dedi. Bunun üzerine neticeten tam 5.500,00TL parayı ödedim ve motoru aldım.

 Rodajını tamamlaması için standartlara uygun şekilde kullanmaya başladım,daha bir haftalıkken kilometre ve benzin göstergelerinin yağmur suyu aldığını gördüm, neş’em kaçtı servisine gidip tutanak tutturdum, gene rodajını tamamlaması için kullanmaya devam ettim 18. günde motorda bir teklemedir başladı durunca çalışmaz, çalışınca durur oldu(bu arada satıcının söz verdiği çamurluk gelmedi,su alan parça değişti ama yeni takılanın da su aldığı tesbit edildi) servis bir iki gün uğraştı çözemedi en sonunda ağabey bu motor bir iki gün bende kalsın iyice bir  inceleyeyim dedi.

 İki gün sonra aradı ve ağabey  motor krank sistemini dağıtmış dedi. Bu kısaca  şu demek motor patlamış! Ne yapacağız diye satıcıya gittim.Onun çözüm önerisi; yeni parça getirtilip rektifiye yaptırılacakmış parçaların parasını da ben verecekmişim!  Adama öyle bir öfkelendim ki hukuk erbabı olduğumu hatırladım.Hemen mahalli mahkemeden motordaki arızanın kullanıcı hatası mı yoksa üretim hatası mı olduğuna dair delil tesbiti yaptırdım.

 Neticede problemin üretim hatasından kaynaklandığını ve motorsikletin  Çin/Kızıl Çin/Çin Halk Cumhuriyeti yani nam-ı diğer PRC malı olduğunu tesbit raporu ile öğrendim, rapor elime geçer geçmez en yakın noterden satıcıya ve  malı üreten/ithal firmaya aynı anda ihtar çektim; süre vererek 4077sayılı kanun gereği maldaki hatanın esaslı ayıp/hata olduğunu, bundan ötürü malın ayıpsız yenisi ile değiştirmelerini aksi halde ödediğim parayı faiz ve masrafları ile  iade etmelerini istedim.

Firma ve satıcı ihtar üzerine benim de uygun görmem sebebiyle  motorsikletin çatısı üzerindeki patlak motoru ücretsiz olarak söktürdü, fabrikasındaki üretim bandında patlayan motor ile aynı motor numarasını taşıyan yeni bir motoru ki fatura değeri sanırım 3.500,00TL idi getirtip(bu para ve montaj masrafları onlardan gitti) taktı,  tekrar kullanmaya başladım.

 Bir yıl daha kullanmaya boğuştum bu süre zarfında yaklaşık 8 defa elektrik sistemi hatası, 4 defa kilometre göstergesi, bir defa fren sistemi hatası verdi burada sayamadığım başka başka arızalar da yaptı yani bizim Çinli tel tel döküldü. Bunun üzerine daha fazla dayanamayıp her bir arızanın  tutanakları da elimde olduğundan notere tekrar  uğrayıp 4077sayılı Tüketici Kanununun ilgili maddeleri gereği satış sözleşmesini feshedip paramı ödeme gününden itibaren faizi ile birlikte satıcı ve üretici firmadan süre vererek istedim.

Dik başlılık edip süresinde motoru teslim alıp, paramı vermedikleri için hemen tüketici mahkemesine dava açtım, satıcıyı akıllandırmak için kendim aynı meslekten olduğum   halde bir de avukat tuttum, davanın devamı sırasında  motorsikletin iflah olmayacak bir Çinli olduğunu Ankara Üniversitesinden bilirkişiler de raporlarında belirtince;  satıcı anapara, faiz, tüm masraflar, vekalet ücreti, yeddiemin ücreti toplamı olarak yaklaşık 12.000,00TL ye mahkum edildi.

Hülasaten fitil fitil burnundan geldi firmave  satıcının. Motorsikletin seri üretim hatalı olduğunu Sanayi ve Ticaret Bakanlığına şikayetle bildirince bizim firma sessiz sedasız aynı yıl motorsikletin satışını ve üretimini de durdurdu. Sonuç olarak hukuk sabır ister,soğukkanlıdır,  yavaştır ama dişlerinin arasına aldığı “haksızı”  muhakkak öğüterek çıkartır. KERAMİ ÖZDEMİR

Toplam Okunma Sayısı 4, Bugün Toplam Okunma Sayısı 2, Son Okunma Tarihi 15 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Toptancı marketlerin ve ambalajın fiyatlara olan etkisi

 

pGeçen hafta içinde işim nedeni ile Antalya’ya gittim. Dönüşte yolumun üzerinde bulunan büyük bir markete uğradım. Bakliyat reyonunda dolaşırken aklıma fiyat ve kalite olarak cazip,  çuvallanmış  pirinç bulabilirsem satın almak geldi(pirincin kilogram fiyatının başka yerlerde 2,50 ila 3,00TL olduğunu biliyordum).

 Reyondaki çuvallanmış pirinç fiyatlarını tek tek kontrol ettim içerisinden 25kg’luk bir tanesinin –ki pilavlık pirinçti-  kdv dahil kilo fiyatının 1,80TL olduğunu, toplam satış fiyatının ise 25kg x 1,80TL:45,00TL olduğunu görüp hemen tekerlekli  alışveriş sepetine koydum ve satın alıp eve getirdim, o gün aldığım pirincin görüntüsünün ve pişme kalitesinin de mükemmel olduğunu tecrübe ettik. Hesaplamama göre aynı kilo ve kalite  pirinci başka yerlerden perakende alsaydım 45,00TL nin üzerine ortalama 17,50TL daha ödemem gerekecekti bu da bana ‘‘ambalaj büyüdükçe malın fiyatı ucuzlar,toptancı marketler genelde ucuz olur ’’  yönündeki halk görüşünün doğruluğunu tecrübe ettirdi.

Toplam Okunma Sayısı 13, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 10 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Kabarık faturalar ve fatura tutarlarını azaltma yolları

İşyerimde ve evimdeki elektrik faturaları kasım-aralık-ocak-şubat( kış dönemi ) ve temmuz-ağustos(yaz dönemi ) aylarında bir anda yükselmekte; mart ,nisan,mayıs,haziran(bahar ve ilk yaz dönemi),eylül ve ekim(sonbahar dönemi) aylarında ise düşmekte ve yüksek geldiği dönemlerin yarısı kadar olmaktadır çünkü kış dönemi dediğim aylarda ısıtma ve aydınlatma nedeni ile fatura kabarmaktadır,bu aylar bittikten sonra yani bahar ve ilk yaz döneminde “gerek sıcaklık değerlerinin dengelenmesinden gerekse güneş ışığından ve pencerelerden” azami derecede faydalanarak faturaların ağırlığından kurtulmaktayım(bunun için güneş ışığını iyi alan ve genişliği iyi olan pencerelerin bulunması gerekmektedir) yaz dönemi dediğim aylarda da faturalar soğutma ihtiyacı nedeni ile kabarmaktadır ama gene de işyerimin konumundan ötürü öğleden sonra güneşini almaması , pencere sisteminin genişliği,balkona açılan pencere ve kapıyı açık tutmam ve vantilatör kullanmam nedeni ile soğutma masraflarını azaltmaktayım.Evde öğleden sonraları batıya bakan pencereleri aliminyum kağıtla kapatıp ısı birikmesini önlediğim ve balkondan mümkün olduğunca faydalandığım için soğutma masraflarını azaltmaktayım.Sonbahar döneminde de bahar ve ilk yaz için yukarıda belirttiklerimi uygulamaktayım.Faturaların yüksekliğini mümkün olduğunca azaltmak için,ısı yalıtımına önem verelim,yazın pencereleri kapıları açalım ve balkonlardan faydalanalım,Yaradan’ın insanlığa bir hediyesi olan “Güneş ışığından ısınma ve aydınlatma için ” azami derecede yararlanalım(fikirlerimin tamamen uygulanıp uygulanamayacağı uygulanabilir ise ne kadar uygulanabileceği her insanın bulunduğu yerin coğrafi konumuna ,işyeri ve evinin konumuna göre değişiklik gösterebilir.)

Toplam Okunma Sayısı 15, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 22 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes