2005 yılı eylül ayında kendime şöyle kruzer tarzı bir motorsiklet almaya karar verdim. Türkiye’de faaliyet gösteren bir firmanın 250cc çift silindirli kruzer tarzı bir motorsikleti piyasaya sürdüğünü öğrendim.Bana en yakın bayie gidip motorsikleti inceledim görüntüsü fena değildi yani en azından aynı firmanın daha önce kötü bir malını görmediğimden bir an için inandım ve güvendim.Satıcı “ağabey ön çamurlukta bir çizik var ben onu garantiden getirteceğim ” dedi. Bunun üzerine neticeten tam 5.500,00TL parayı ödedim ve motoru aldım.
Rodajını tamamlaması için standartlara uygun şekilde kullanmaya başladım,daha bir haftalıkken kilometre ve benzin göstergelerinin yağmur suyu aldığını gördüm, neş’em kaçtı servisine gidip tutanak tutturdum, gene rodajını tamamlaması için kullanmaya devam ettim 18. günde motorda bir teklemedir başladı durunca çalışmaz, çalışınca durur oldu(bu arada satıcının söz verdiği çamurluk gelmedi,su alan parça değişti ama yeni takılanın da su aldığı tesbit edildi) servis bir iki gün uğraştı çözemedi en sonunda ağabey bu motor bir iki gün bende kalsın iyice bir inceleyeyim dedi.
İki gün sonra aradı ve ağabey motor krank sistemini dağıtmış dedi. Bu kısaca şu demek motor patlamış! Ne yapacağız diye satıcıya gittim.Onun çözüm önerisi; yeni parça getirtilip rektifiye yaptırılacakmış parçaların parasını da ben verecekmişim! Adama öyle bir öfkelendim ki hukuk erbabı olduğumu hatırladım.Hemen mahalli mahkemeden motordaki arızanın kullanıcı hatası mı yoksa üretim hatası mı olduğuna dair delil tesbiti yaptırdım.
Neticede problemin üretim hatasından kaynaklandığını ve motorsikletin Çin/Kızıl Çin/Çin Halk Cumhuriyeti yani nam-ı diğer PRC malı olduğunu tesbit raporu ile öğrendim, rapor elime geçer geçmez en yakın noterden satıcıya ve malı üreten/ithal firmaya aynı anda ihtar çektim; süre vererek 4077sayılı kanun gereği maldaki hatanın esaslı ayıp/hata olduğunu, bundan ötürü malın ayıpsız yenisi ile değiştirmelerini aksi halde ödediğim parayı faiz ve masrafları ile iade etmelerini istedim.
Firma ve satıcı ihtar üzerine benim de uygun görmem sebebiyle motorsikletin çatısı üzerindeki patlak motoru ücretsiz olarak söktürdü, fabrikasındaki üretim bandında patlayan motor ile aynı motor numarasını taşıyan yeni bir motoru ki fatura değeri sanırım 3.500,00TL idi getirtip(bu para ve montaj masrafları onlardan gitti) taktı, tekrar kullanmaya başladım.
Bir yıl daha kullanmaya boğuştum bu süre zarfında yaklaşık 8 defa elektrik sistemi hatası, 4 defa kilometre göstergesi, bir defa fren sistemi hatası verdi burada sayamadığım başka başka arızalar da yaptı yani bizim Çinli tel tel döküldü. Bunun üzerine daha fazla dayanamayıp her bir arızanın tutanakları da elimde olduğundan notere tekrar uğrayıp 4077sayılı Tüketici Kanununun ilgili maddeleri gereği satış sözleşmesini feshedip paramı ödeme gününden itibaren faizi ile birlikte satıcı ve üretici firmadan süre vererek istedim.
Dik başlılık edip süresinde motoru teslim alıp, paramı vermedikleri için hemen tüketici mahkemesine dava açtım, satıcıyı akıllandırmak için kendim aynı meslekten olduğum halde bir de avukat tuttum, davanın devamı sırasında motorsikletin iflah olmayacak bir Çinli olduğunu Ankara Üniversitesinden bilirkişiler de raporlarında belirtince; satıcı anapara, faiz, tüm masraflar, vekalet ücreti, yeddiemin ücreti toplamı olarak yaklaşık 12.000,00TL ye mahkum edildi.
Hülasaten fitil fitil burnundan geldi firmave satıcının. Motorsikletin seri üretim hatalı olduğunu Sanayi ve Ticaret Bakanlığına şikayetle bildirince bizim firma sessiz sedasız aynı yıl motorsikletin satışını ve üretimini de durdurdu. Sonuç olarak hukuk sabır ister,soğukkanlıdır, yavaştır ama dişlerinin arasına aldığı “haksızı” muhakkak öğüterek çıkartır. KERAMİ ÖZDEMİR
Toplam Okunma Sayısı 4,
Bugün Toplam Okunma Sayısı 2,
Son Okunma Tarihi 15 December 2009
Tweet This Post