Archive for the ‘Otomobil/Taşıtlar’ Category

Şehir içinde yüzde 20 tasarruf

smartDaimler’in 1998 yılında tanıttığı smart fortwo, iki kişilik şehir içi kullanım özellikleriyle dikkat çekmeye devam ediyor.

Modelin şimdi coupe versiyonunda çevre dostu mikro hibrit teknolojisi uygulanmaya başladı. Start/Stop teknolojisi şehiriçi trafiğinde yüzde 20′ye, ortalamada ise yüzde 8′e kadar yakıt tasarrufu sağlıyor. 2,7 metrelik uzunluğu bulunan otomobil 15 bin 750 Euro’luk satış fiyatıyla yola çıkıyor.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=901838&title=sehir-icinde-yuzde-20-tasarruf

ZAMAN

Toplam Okunma Sayısı 1, Bugün Toplam Okunma Sayısı 1, Son Okunma Tarihi 04 November 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Otomobiller -Model Yılı ve muğlaklıklar

LadaSamaraHB02Yaşca büyük olanlar hatırlarlar bundan yaklaşık 20 sene evvel otomobil firmaları her yılda belli sayıda ve belli modelde aracı;’’içinde bulundukları yılın modeli olarak’’ üretirler ve tüketicinin beğenisine sunarlardı.Otomobil almak isteyen kişi kafası fazla karışmadan hangi aracı alabileceğini bilirdi.Son zamanlarda otomobil firmaları içinde bulunulan yıldan bir iki sene ilerisinin modelini ürettiklerini iddia etmektedirler.Misalen 2009 yılının ağustos ayı içerisinde olduğumuz halde 2010 model araç imal edildiği ve satışa sunulduğu iddia edilmektedir.2009 yılında üretilen aracın nasıl 2010 model olabildiği;zaman,yıl ve model kavramını böyle muğlaklaştırmanın tüketicinin ne kadar? yararına olduğu tartışılır.Benzer bir muğlaklık da aynı marka,aynı model, aynı isimli ve aynı sınıflı olduğu halde fiyatları birbirinden çok farklı ürünlerin bulunmasıdır.Kanaatimce bu muğlaklıklar tüketicinin kafasını karıştırıcı ve yanlış adım attırıcı bir durumlardır.

Toplam Okunma Sayısı 1, Bugün Toplam Okunma Sayısı 1, Son Okunma Tarihi 07 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Canınızı seviyorsanız aracınıza kalitesiz lastik taktırmayın

LUzakdoğu ülkelerinden ithal edilerek piyasada ucuza satılan araç lastikleri, sonu ölümle biten tehlikeli trafik kazalarına sebep oluyor. Kaliteli araç lastikleri piyasada 100 TL’den başlayan fiyatlarla satılırken; Çin ve Güney Kore’de üretilenler 40 TL’den alıcı buluyor.
Lastiğini değiştirmeye giden sürücüler, düşük rakamlar karşısında ucuz lastiklere fazlasıyla rağbet gösteriyor. Yol tutuşu oldukça zayıf olan kalitesiz lastikler, çok sayıda trafik kazasına da sebep oluyor. Uzmanlar, kış mevsimi öncesi sürücülere önemli bir hatırlatmada bulunuyor: “Canınızı seviyorsanız, aracınıza kalitesiz lastik taktırmayın.” Yağmurlu havalarda yol tutuş özelliğini tamamen kaybeden lastikler, aracın kaymasına sebep oluyor.
Uzmanlar, araç lastiklerinde belli bir kalite standardının getirilmesini istiyor. Çin ve Güney Kore menşeli bu lastiklerin büyük tehlike arz ettiğini ifade eden Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Başkanı Sami Güleçyüz, bu ürünlere karşı mücadele başlatmak gerektiğine dikkat çekiyor. “Devlet denetimi olmalı. İthal edilen araç lastiklerine belli bir kalite standardı getirilmeli.” diyen Güleçyüz, yerli lastiklerin yeterince kaliteli olduğunu, sırf ucuz olduğu için sürücülerin ithal lastikleri alarak hayatlarını tehlikeye attığını belirtti.
YAĞMURDA ‘KABAK’ LASTİKLE YOLA ÇIKMAYIN
Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Genel Başkanı Hitay Güner, 3 milimetrenin altına düşen lastiklerin ‘kabak’ olarak nitelendirildiğini vurguladı. Sürücüleri, yağmurlu havalarda kabak lastiklerle yola çıkmamaları yönünde uyaran Güner, sürücülerden hava şartlarına göre hız yapmalarını istedi. Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Otomotiv Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal Erşan, kaliteli bir lastikte olması gerekenleri sıraladı. “Kaliteli bir lastikte desen özellikleri ve içerisinde bulunan kauçuk oranı çok önemli.” diye konuşan Erşan, bir lastikte bunların eksik olması halinde aracın yere tutunma kuvvetinin azaldığını anlattı. Sorunun önüne geçilebilmesi için yapılması gerekenleri sıralayan Erşan, “Avrupa standartlarında lastikler kullanılmalı. Eski teknoloji ile üretilen lastikler tercih edilmemeli. Yurtdışından gelen lastiklere kalite standardı getirilmeli. Uzun süre rafta bekleyen lastikler alınmamalı.” dedi.

MUSTAFA TURAN İSTANBUL
07 Eylül 2009, Pazartesi

 

Toplam Okunma Sayısı 2, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 05 November 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Kısa mesajla aracın geçmişi cebinde

Türkiye’de yılda ortalama 350-400 bin yeni otomobil alıcı bulurken en az 3 katı kadar ikinci el otomobil sahip değiştiriyor. Hatta bu rakamın bir buçuk milyonu aştığı bile oluyor.
Son yıllarda çok sayıda kurumsal ikinci el operasyonu devreye girmesine rağmen bu pazarda ‘güven’ sorunu tam olarak aşılabilmiş değil. Birçok otomobil müşterisi geçmişini tam olarak bilmediği bir otomobili almaktansa biraz daha borçlanıp yeni bir otomobil almayı tercih ediyor. Sürecin ne kadar bu şekilde devam edeceğini kestirmek pek mümkün değil; ancak ABD ve Avrupa ülkelerinde ikinci el otomobil alıp satmak tıpkı sıfır otomobil ticareti gibi güvenli ve yaygın. Üstelik bayiler açısından da oldukça kârlı. Türkiye’de daha güvenli bir ikinci el ağının olması hem müşteri hem de markalar açısından kazançlı ve daha çok seçeneği olan bir pazar ortamı sağlayacak.
Bu güvenin oluşmasında en önemli adım, kullanılmış otomobilin geçmişiyle ilgili şeffaf bilgilere sahip olabilmekten geçiyor. Bir otomobilin sadece gerçek kilometresini bilmek ve dış görünümünün sağlam görünmesi yeterli değil; ne tür kazalar geçirmiş, hangi parçaları değişmiş, ne gibi tamirat işlemleri görmüş bilinmesi gerekiyor. Özellikle garanti süreleri içerisinde yetkili servislerden alınan hizmetler düşük bedeller karşılığında o aracı satın alacak müşteri tarafından öğrenilebilse de, sonrasında ortaya çıkan hasar vs. gibi durumlar genellikle gölgede kalabiliyor. Bünyesinde tramer, yani trafik sigortaları bilgi merkezini de barındıran ve tüm sigorta şirketleri doğal üyesi kabul edilen Sigorta Bilgi Merkezi bu konuda önemli bir adım attı. Kısa bir süre önce devreye giren uygulama ile cep telefonu üzerinden bir aracın geçmişi hakkında kısa sürede bilgi edinilmesi mümkün hale geldi.
Sigorta Bilgi Merkezi Genel Müdürü Mehmet Üst, Otokontrol adı verilen uygulamayla sahip olunan bir araç ya da satın alınmak istenen kullanmış bir otomobil hakkında çok daha kısa süre içerisinde tüketicilerin bilgi sahibi olabileceğini söyledi. Ağustos ayı itibarıyla Turkcell ile anlaşmalı olarak devreye giren uygulamanın plaka (eski plaka değişse bile fark etmiyor), motor ya da şasi numaraları üzerinden sorgulama imkanı verdiğini belirten Üst, böylece bir aracın hasar geçmişini, trafik poliçesinin olup olmadığını, eğer bir kazaya karışılmışsa kaza tespit tutanaklarının durumunu kısa sürede öğrenmenin söz konusu olabildiğini dile getirdi. Hasar geçmişi ile ilgili sorgulamaların 2003 yılı ve sonrasında kasko ya da zorunlu mali sigorta hasar ödemeleri bilgilerinden elde edildiğini ifade eden Üst, kaza sorgulama sisteminde kazaya karışanların kendi aralarında tuttuğu kaza tespit tutanaklarının esas alındığını söyledi.
Turkcell 5664′e mesaj at
Bir aracın geçmişte yaşadığı ve sigorta sistemine intikal eden hasar durumunu öğrenmek için cep telefonunuzda büyük harflerle HASAR yazıp bir boşluk bıraktıktan sonra plakayı birleşik şekilde yazarak 5664′e SMS (kısa mesaj) atmanız gerekiyor. Plaka yerine şasi ya da motor numarası da yazılabiliyor.
Trafik kazasına karışanların, kendi aralarında tuttukları kaza tespit tutanağı sorgusu ve kusur oranlarını öğrenmek için KAZA yazıp boşluk bırakıp plakayı yazarak yine 5664′e kısa mesaj atmaları gerekiyor. Bu işlem plaka yerine TC kimlik no ile de yapılabiliyor.
Zorunlu trafik ya da kasko poliçeleri hakkındaki şüpheleri gidermek için ise TRAFİK ya da KASKO yazıp plakayı ekleyerek 5664′e kısa mesaj atmak yeterli. Yine motor ya da şasi numarası plaka yerine kullanılabiliyor.
Uygulama kaza sonrası ortaya çıkan ödemelerle ilgili de bilgiler içeriyor. Kaza işlemleri sonrası MAĞDUR yazıp TC kimlik no’nuzu ilave ederek yine 5664′e kısa mesaj atmanız halinde hasar dosya numaranızı ya da hangi sigorta şirketinden hasarınızın ödemesini alacağınızı öğrenebiliyorsunuz.
Tüm kısa mesajlar belli bir miktar kontör ya da SMS bedeli ile ücretlendiriliyor.
ZAMAN
MEMDUH TAŞLICALI
23 Ağustos 2009, Pazar

Toplam Okunma Sayısı 12, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 19 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Güneşte araç yıkamayın

Türkiye gerek altyapı sorunları gerekse alışkanlıklar nedeniyle otomobillerin çok temiz gezmediği ülkeler arasında.
Ancak son yıllarda kadınların trafiğe daha çok çıkması ve farklı yıkama yöntemlerinin bulunmasıyla birlikte bu konuda gelişmeler yaşanıyor. Aslında, çok pratik bir şekilde aracınızı kendiniz de yıkayabilirsiniz.
Aracın çok pislenen jant, tampon altı ve kapı altlarındaki kaba pislikleri suyla akıtın.
Yıkamaya tavandan başlamak ve köpürtme ile durulamanın peş peşe yapılması önemlidir.
Kapı içlerini ara ara ıslak bezle temizleyin.
Yıkama yapıldıktan sonra yola çıkmadan yumuşak bir bezle mutlaka kurulama yapın.
Aracınızı güneş ışığında yıkamayın, bulaşık deterjanı kullanmaktan sakının, dış yüzeye yılda bir cila yaptırarak az kir tutmasını sağlayın. ZAMAN

19 Temmuz 2009, Pazar

Toplam Okunma Sayısı 1, Bugün Toplam Okunma Sayısı 1, Son Okunma Tarihi 30 October 2009

Post to Twitter Tweet This Post

İKİNCİEL ARAÇ ALIRKEN DİLİNİZ VE CEBİNİZ YANMASIN

LadaSamaraHB02İkinciel araç satın alırken hayal kırıklığına uğramamak için şu hususlara dikkat ediniz;

1)Satın alacağınız aracın renk,motor,donanım gibi özelliklerini ve bu özellikteki araçların fiyatlarını önceden iyice araştırın,
2)Aracı beğendikten sonra aracın vergi borcu olup olmadığını bağlı bulunduğu vergi dairesinden öğrenin(halk arasında vergi dairelerinden alınan ”vergi borcu olmadığına dair evrak” araç sahibinin özel hukuk borcunun da olmadığı şeklinde yanlış yorumlanmakta vergi borcunun olmadığına dair evrak vergi dairesinden alındıktan sonra gerçekte hiçbir hukuki geçerliği olmayan sadece alınıp verilen paralara delil olan harici/adi sözleşme yapılarak satış bedeli olan para araç sahibine hatta çoğu zaman aracın sicil sahibi dahi olmayan zilyet şahıslara teslim edilmekte ve araç kullanılmaya başlanmakta,aracın sicilini almak için girişimlere başlandığında ne yazıkki aracın bağlı bulunduğu trafik tescil denetleme büro amirliğindeki sicil kaydı üzerinde aracın değerinin çok üzerinde (sicil sahibinin borçları için)yakalama talepli haciz ya da rehinli alacak bulunduğu anlaşılmaktadır bu durum anlaşıldığında ise iş işten geçmekte ağır mağduriyetler açığa çıkmakta araç gittiği için aracı elinden alınan şahıs elindeki harici sözleşmede(tabiki böyle bir sözleşme düzenlenmiş ise ki çoğu zaman bu dahi düzenlenmemektedir bazen de sözleşme düzenlendiği halde üzerine satış bedeli yazılmadığı için gene bir anlam ifade etmemektedir ) yazılı olan parayı alabilmek için Borçlar Kanunundaki Sebepsiz Zenginleşme temelli davayı açmakta davayı kazansa bile para kaptırdığı şahıs genellikle iflas/dalavereci olduğundan hiçbir netice alamamakta alsa bile ortalama 2-3yıl uğraşmaktadır)
3)Aracın bağlı bulunduğu trafik tescil denetleme büro amirliğindeki sicil kaydı üzerinde sicil sahibinin özel hukuk borçları sebebi ile HACİZ olup olmadığı,gene sicil kaydı üzerinde ”davalıdır şerhi ” ya da devrinin engellendiğine dair mahkeme kararı olup olmadığını iyice araştırınız,
4)Aracı size satacak olan şahsın aracın sicil sahibi olup olmadığını sicil sahibi değil ise aracı nasıl ve kimlerden satın alarak araca sahip olduğunu iyice araştırınız,
5)Satış bedelini satıcıya verir vermez(ki geçersiz olmakla birlikte ileride size delil olacağından verdiğiniz para ile ilgili paranın ne için verildiği kaydını içeren bir makbuz/belge alınması tavsiye olunur)

 

6)En kısa sürede aldığınız aracın satışını/sicil kaydını derhal Noterlik sözleşmesiyle alınız(Ki Karayoları Trafik Kanunu ve sair ilgili mevzuat gereği noterlikten yapılmayan hertürlü (harici/adi)araç satış sözleşmeleri geçersizdir,sadece alınıp verilen paraya delil olabilir) Geçersiz olmakla birlikte kaptırdığınız parayı geri almakta delil olarak kullanacağınız harici sözleşmeyi asla kaybetmeyiniz,yırtmayınız ve en kısa sürede avukatınızla irtibata geçiniz.

Toplam Okunma Sayısı 9, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 17 December 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Araçların gücünü artıran yeni akümüz bakım istemiyor

Akü üreticisi İnci, son teknolojiyle donanmış arabalar için ‘Nano Gold’u üretti. Nano kristal teknolojisi ile imal edilen Nano Gold, 2005 yılından sonra güçlü elektronik donanımla yapılmış araçlar için tasarlandı. Normal aküye göre marş basma gücü yüzde 30 daha fazla ve ömrü yüzde 50 daha uzun olan akü, hiç bakım istemiyor.
İnci Akü CEO’su Göksel Paker, Türkiye’de 2005′ten sonra üretilmiş 300 bin araç bulunduğunu, bunların yüzde 60′ına ulaşmak istediklerini açıkladı. İnci Akü’nün Manisa’daki fabrikasında Türk mühendislerin ürettiği Nano Gold’un patent hakkı tamamen İnci Akü’ye ait. Paker, 60 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini, gerekli strateji hazırlandığında Nano Gold’u o ülkelere de pazarlayacaklarını aktardı. İncitaş Sanayi ve Ticaret AŞ’nin genel müdürü Erdoğan Yılmaz da 2005′ten sonra araçlardaki gelişime pazardaki mevcut akülerin cevap veremez hale geldiğini söyledi. Enerji ihtiyacının arttığını belirten Yılmaz, “Şu an yollarda bulunan güçlü araçların gücüne güç katacak bir teknoloji geliştirdik.” diye konuştu. Üç yıl garantili Nano Gold, standart akü yapısını özel proses ve kimyasal maddelerle daha homojen ve bütünleşik hale getirdi. İki kapağın arasına sıkıştırılmış labirent buşonlarla su kaybı ve asit sızıntısı önlendi. Asit rezervi de standart aküye oranla en az yüzde 20 arttı. Böylece 4 yıl olan standart akü ömrü en az 2 yıl daha uzatılmış oldu. ZAMAN
ARİF BAYRAKTAR İSTANBUL
14 Ağustos 2009,Cuma

Toplam Okunma Sayısı 2, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi 28 November 2009

Post to Twitter Tweet This Post

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes