www.tutumluyuz.com

Park Yasağı nedeni ile Belediyelerin Ceza Yazma Yetkisi veya Yetkisizliği

Ülkemizdeki bazı  belediyelerin şehir içi trafiğinde yetkileri olmadığı halde karayoluna bitişik olan yerlere yanlış park yapan sürücülere yanlış park nedeni ile para cezası tutanağı düzenledikleri bir çoklarımızca bilinmektedir.

Şehir içinde yol kenarlarındaki park yasağına uymayan sürücülere ceza tutanağı düzenleyip ceza yazma yetkisi(2918Sayılı Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri gereği ) sadece Trafik Polisine  aittir.

Belediyelerin sadece araçlarını yol kenarındaki kaldırıma çıkararak park yapan sürücülere (Belediye Tembihnamesinin 53.maddesi gereği )ceza yazma yetkisi vardır.Uygulamada bazı belediyelerin  yetkileri olmadığı halde  ve Tembihname m.53’ten kaynaklanan yetkilerini kötüye kullanmak sureti ile şehir içi trafiğinde  kaldırıma park edilmemiş araçlara sanki kaldırıma park edilmiş gibi ceza tutanağı düzenlediğine rastlanılmaktadır.

Belediye tarafından düzenlenen bu tip ceza tutanakları ile ilgili sürücülerin gerek Belediye gerekse Mahkemeler nezdinde itiraz haklarını usulüne uygun olarak kullanmaları haksızlıkların önlenmesi açısından önemlidir.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Kontör dolandırıcılığının yeni bir versiyonu

Bu gün bir tanıdığım benimle derhal görüşmesi gerektiğini söyledi ve ben de görüşme yerini söyledim ve kısa bir sürede buluşma noktasına geldi.

Telefonunun mesajlar kısmını açtı bir cep telefonundan gelmiş görünen mesajı bana gösterdi mesajda şöyle yazıyordu”PEPSİ’nin düzenlemiş olduğu kampanyadan 20.000,00TL kazandınız,ikramiyenizle ilgili yetkili personelimiz size ulaşacak adres,banka  ve kimlik bilgilerinizi isteyecektir,ikramiyeyi alabilmek için personelimize gerekli kolaylığı sağlamanızı rica ederiz ” diyordu.

Kendisine başka ne gibi bilgiler ve ya talepler de bulunduklarını sordum; yukarıda bahsettiğimiz mesajdan kısa bir süre sonra PEPSİ(*)’den aradığını iddia eden bir bayan  aramış ikramiyenin ödenmesi için tüm banka hesap ve şahsi bilgilerini gayet rahat bir şekilde almışlar ve akabinde 25o kontör aldırıp şifresini de almışlar.Bu yeni tip dolandırıcılığa dikkat!

(*)PEPSİ Firmasının isminin bu dolandırıcılıkta kullanıldığı tahmin ediyorum…

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Furyaya kapılmayın, paraları kaptırmayın..

Özellikle ülkemizde;  birikmiş parası bulunan ve bunu nasıl değerlendireceğini bilemeyen insanlarımızı kısa sürede,  yüksek  ve risksiz  kar vaadi ile kandıran ve elindeki birikmişi alan/tüketen  belli yalan rüzgarları ve furyalar  hiç eksik  olmuyor(*). Bu furyanın adı bazen çinçilya yetiştiriciliği, bazen devekuşu yetiştiriciliği, bazen Ankara tavşanı , bazen paulownia ağacı, bazen enginar, bazen erkenci kayısı,bazen Yer kirazı yetiştiriciliği bazen şirket ortaklığı ….. olmaktadır. Öncelikle gazeteler ve televizyonlar vesilesi ile bu furyanın kısa sürede,risksiz yüksek kar getirdiği anlatılmakta  bu yaklaşık bir iki sene kamuoyuna pompalanmakta akabinde hayal pilavının konusu olan fide, hayvan ya da diğer konular(altın yumurtlayan tavuklar!) bu furyaya kapılan insanlara çok astronomik fiyatlarla satılmakta ve hatta üretimden sonra yan ürünleri geri alma sözde garantisi verilmekte,  karlar toplandıktan,  insanların parası uçtuktan sonra işlerin aslında bir yalandan, abartıdan ibaret olduğu açığa çıkmakta ama o andan itibaren iş işten geçmekte emekli ikramiyeleri uçtuğu gibi ekstradan borçlar da yığılmış olmaktadır sonuç koskoca bir fiyasko.  Elinizdeki paraları kapmak için her dönemde böyle furyalar olduğunu asla unutmayın, size bu tip konularda kar vaad edenlerin öncelikle kendilerinin aynı konudan gelir elde edip etmediklerini sıkıca araştırın,vaad edilen ürünlerin gerçekten pazarı olup olmadığını sıkıca araştırın……

 

(*)Eleştirdiğimiz konulardaki dürüst satıcılarımız bu durumlardan  istisnadır.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

KOCAYEMİŞ (Arbutus unedo)

Küçük ve güneşli bahçesi olan insanlarımızın  hem görüntü güzelliği hem de meyve elde edebileceği,  tanıyınca vazgeçemeyeceğine inandığım bir ağaç türü var : Kocayemiş Ağacı (Arbutus unedo).  Bu ağaç fundagiller (Ericaceae) familyasındandır ve ülkemizde Akdeniz,Ege,Marmara  ve Karadeniz Bölgelerinde yaşayabilmektedir. Aslında Akdeniz’e has bir bitkidir. Özellikle Akdeniz Bölgemizin makiliklerinde bulunan Sandal Ağacı(Arbutus andrachne) ile akrabadır.Sandal ağacının da kasım aralık aylarında olgunlaşan (çilek şeklinde) meyveleri vardır ancak kocayemiş ağacının meyveleri sandal ağacının meyvelerine  göre  daha iri ve lezzetlidir. İkisi de aynı tür olduğundan sandal ağacı üzerine kocayemiş aşılanabilir  ve kaliteli meyve alınabilir.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Araç Sigortaları ile ilgi unutulmaması gerekenler

1)Aracınızı satmış ve yeni bir araç satın almışsanız yeni aracınızın bilgilerini sigorta firmanıza bildirir ve  talepte bulunursanız var olan poliçeniz yeni aracınız içinde geçerli olmaya devam eder…….

2)Eğer aracınız çalınmış ise mevcut poliçenizi iptal ettirdikten sonra , indirim hakkınızı 730 gün içerisinde alacağınız yeni aracın sigortalanmasında kullanabilirsiniz…..

3)Eğer aracınızı trafikten çektirmiş iseniz poliçenizi iptal ettirerek,indirim hakkınızı 730 gün içerisinde alacağınız yeni aracın sigortalanmasında kullanabilirsiniz………

4)Aracınızı hurda ayırmışsanız mevcut poliçenizi iptal ettirdikten sonra , indirim hakkınızı 730 gün içerisinde alacağınız yeni aracın sigortalanmasında kullanabilirsiniz……..

5)Trafik sigortaları sadece araçların araçlara verdiği zararları değil araçların araç olmayan diğer maddi varlıklara verdiği zararları da karşılar(örneğin:kural ihlali yaparak evinizin yan duvarını yıkan kamyonun sigorta firması (diğer sorumlularla birlikte)bu zararı ödemekle yükümlüdür)

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Praktiker’den pratik bilgiye destek

Laminant parke uygulamasını,  mutfak dolaplarının ve bahçe mobilyalarının  montajını  ve bazı basit tamiratları kendi kendinize yapmak için Praktiker’in http://www.praktiker.com.tr/praktiker-international/html/tr_TR/65166/index.html        linkinden yararlanabilirsiniz.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Basit tamirleri kendiniz yapın;cebiniz ve çevre rahatlasın,yeteneğiniz gelişsin.

Uzunca zamandır evde kullandığım ve kullanmasından hoşlandığım bir çift terliğim vardı.Her ikisinin de kullanmaya bağlı olarak  tabanı ayrılmıştı.Elime alıp inceledim,  altlarındaki plastik taban ile üstündeki ayağın girdiği kısım arasında yapışmayı ve ısı yalıtımını sağlayan kağıt bir kısım vardı.

 Sonra bu arızanın basit bir tamirle giderilebileceğini keşfettim,sadece 1 TL’ye bir tane bally yapıştırıcı aldım iki kısım arasındaki bölgeye yapıştırıcıyı sıkıp güzelce yaydım,bir dakika kadar beklettikten sonra üstten yumrukla vurarak güzelce yapıştırdım ve her ikisine de kullanmadığım, ağırlığı fazla olan kilimlerin altına ekstra baskıda kalması için koydum.Baskıdan çıkartınca sanki hiç tamir görmemiş gibiydiler.

Bu tamirat 1TL yapıştırıcıya(bu arada yapıştırıcının büyük kısmı kar olarak takım çantama kaldı) yaklaşık beş dakikaya mal oldu ancak aynı kalitede bir terliğe onTL vermekten kurtuldum.Böylece bu basit tamiratı kendim yapmakla onTL masraftan kurtulduğum gibi,çöpe atılacak terlik  nedeni ile çevreyi kirletmekten kurtuldum ayrıca problem çözme yeteneğimi geliştirdim.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

İstenmeyen Hediyeler = İsraf

 

Yılbaşı, Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, Bayramlar, doğum günleri derken Amerikalılar kadar olmasa da bizler de yığınla hediye alıp vermeye başladık. Üstelik de aile ve yakın arkadaşlarla yetinmeyip, iş arkadaşları, hizmetliler, çocuğun öğretmeni, servis şoförü derken hediyelere oldukça ciddi paralar ayıran insanlar var. O kadar çok insana hediye almaya kalkınca zaten hediye anlamını kaybediyor. İnsan yeteri kadar kafa yorup, gerçekten işe yarar bir hediye bulmaya vakit de, para da ayıramıyor.

Mumlar, sabunlar, kupalar, bardaklar, biblolar, resim çerçeveleri , Borcamlar ve daha neler neler…  Çoğunlukla da lüzumsuz ıvır zıvır. Bu tür hediyeler aldığınızda ne yaparsınız? İstemediğiniz hediyeleri başkalarına hediye etmek konusunda ne düşünüyorsunuz?

Ben genelde istemediğim hediyeleri eğer değiştirme kartı varsa, değiştirip işime yarayacak bir şeyler almaya çalışırım, değiştirme kartı yoksa da bir yerlere tıkıştırırım. Nedense istemediğim şeyleri başkasına hediye etmek bana zor gelir. Birisine bir hediye vereceksem, o hediyenin hem işe yarar olmasına hem de beni temsil etmesine özen gösteririm.

Maalesef bu sağa sola tıkıştırdığım hediyeler artık gereksiz yer kaplamaya ve sıkıntı yaratmaya başladı. Tüm bu ıvır zıvırları bir kutuya koyup, apartmanda herkesin gelip geçtiği bir köşeye bıraksam mı diye düşünüyorum.

Ne kadar çok para ziyan ediliyor, ne kadar çok israf var, yazık ki ne yazık! Oysa birisini mutlu edip keyfini yerine getirmenin en kolay yöntemlerinden biri o kişiye vakit ayırmak ya da hoşuna gidecek bir şeyler yapmaktır. “Seni özledim, sesini duyayım dedim” diyerek bir telefon açmak, birlikte bir kahve içmek… Bunlar beni hediyelerden çok daha fazla memnun eder.

İstenmeyen hediyeleri başkalarına hediye etmekte sorun görmeyenlere de tavsiyem mutlaka kutuların içine dikkatle bakmaları. Başkası için yazılmış bir kart pakette kalırsa çok mahçup olursunuz. Ayrıca açılmış bir paket kolayca anlaşılır. Hediyeyi kendiniz tekrar paketleyin. Nasılsa hediyeye para vermediniz, ucuzken alıp stokladığınız paket kağıtlarını kullanabilirsiniz.

Bu yazı www.tutumluyuz.com blogu için http://begenmezsenokuma.blogspot.com blogu yazarı T’Pol tarafından yazılmıştır.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Alacaklı banka ise her zaman haklıdır(!)

Bir çok tüketici ev ya da araba almak amacı ile bankadan kredi almaya ihtiyaç duymaktadır.Bununla ilgili bankaya müracaat etmekte bir dizi prosedürden ve şartlarının %100’ü banka lehine olan bir sözleşmeyi imzaladıktan/imzalamak zorunda kaldıktan sonra (ev kredisi ile) evi ya da arabayı  almaktadır.

Banka; imzalattığı kredi sözleşmesine şöyle bir ibare monte ederek iplerin her an kendisinde olmasını sağlamaktadır;  ”Kredi sağlayan bankamız sözleşmeye konu krediyi limit içinde tamamen veya kısmen kullandırıp kullandırmama, şartlarını tespit , kısmen ve ya tamamen iptal etme,  kredi limitini azaltma ve ya kredinin tamamını  her an durdurma yetkisine kayıtsız şartsız  sahiptir”, Evet imzaladığımız hemen hemen tüm banka sözleşmelerinde bunun gibi ya da bununla aynı hukuki tehlikeyi doğuracak bir sürü;  kıvırtmaya,dönekliğe zemin hazırlayan, sözleşmelerde “pacta sunt servanda/ahde vefa/söze sadakat ” ilkesini ortadan kaldıran ya da sulandıran hükümler bulunmaktadır.

Yani bu hüküm(ler) kısaca şu demektir;banka isterse istediği anda size verdiği krediyi daha borcun vadesi bile gelmeden, sizin planlarınızı,  hayallerinizi düşünmeden sizin ödeme için hazırlıklarınızı dikkate almadan  sizden derhal geri isteyebilir yani döneklik yapabilir(bir gece ansızın gelebiliriz şarkısının anlatmaya çalıştığı durum gibi ).

Oysa bu ve buna benzer ibareler açıkça tüketici aleyhinedir(haksız şarttır), döneklik vesilesi ibareler tüm dünyada genel kabul görmüş hukuk ilkesi olan “ahde vefa ilkesi”ne aykırı olduğu gibi ayrıca Anayasanın 48.maddesine,Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartların İptaline dair ilgili tarihli yönetmeliğe, sözleşmelerin nasıl feshedileceğini/ortadan kaldırılacağını düzenleyen Borçlar Kanunu madde 96 ila 108.maddeleri  arasındaki hükümlere ve ayrıca Türk Ticaret Kanunu m.20/3 e açıkça aykırıdır.

KERAMİ ÖZDEMİR

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Kooperatifçilik Sabıkamız

Kooperatifler; dayanışma ve ortak hareket etme düşüncesinden hareketle üyelerinin ekonomik ve mesleki ihtiyaçlarını daha az emek, işgücü ve masrafla karşılamak için türetilmiş tüzel kişilerdir. Temel amacı nakit, işgücü ve fikir birliği yaparak ekonomik ve mesleki ihtiyaçları karşılamaktadır.

Her ne kadar kar amacı olmadığı söylense de aslında kooperatifçiliğin de özünde karlılık yatar. Buradaki karlılık faaliyet sahasına giren konularda kooperatifin kendi üyelerine; üye olmayanlara göre daha cazip/karlı imkanlar tanımasıdır. misalen; konut yapı kooperatiflerinde kural olarak maddi ve fikri işbirliği sebebi ile piyasa şartlarından daha cazip şartlarda konut sahibi olunabilmektedir. Tüketim kooperatiflerinde de üyelere yönelik bazı muafiyet ve caziplikler bulunmaktadır.

Kooperatifçiliğin temel amacı yukarıda belirttiğimiz gibi olmakla birlikte ülkemizin kooperatifçilik sabıkasının çok iyi olduğunu söylemek mümkün değildir. Bir çok kooperatif yanlış idare sebebi ile borç batağındadır, bırakınız üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamayı üyelerinden aldığı bazı paraları ödemekten acizdir, bir kısmı yolsuzluklar ve zimmete geçirilen paralar nedeni ile sürekli olarak müfettiş incelemesindedir, bazılarının yönetimini ele geçiren bazı şahıslar buralarda adeta çeteleşmek sureti ile kooperatifin demokratik yapısını yozlaştırmış ve kooperatifi bir kazanç kapısı ve sömürü vasıtası haline getirmişlerdir, bir kısmı da tüzük ve kanundaki gerekli şartları yerine getirmedikleri ya da bir kısım şartları yitirdikleri için kapatılmaları için mahkemelerde sürünmektedir, bazılarının mal varlıkları açıkgöz bazı insanların elindedir ve şahsi mal gibi elinde olan şahısları zenginleştirmektedir(ülkemiz tüketicileri için vazgeçilmez olması gereken kooperatifçilik;  kendisini kurtarmaktan aciz olduğundan tabidir ki tüketicilere de  bir katkısı yoktur).

Sizlerin de yukarıda anlattıklarım şartları taşıyan en azından bir tane kooperatif tanımışlığınız vardır. Ülkemizde başarısız olan kooperatifçilik gelişmiş ülkelerin büyük bir çoğunluğunun  gelişip kalkınmasına vesile olmuştur.Örneğin Avrupa ülkeleri ve özellikle İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya gibi İskandinav ülkeleri kooperatifçiliğin parlayan yıldızlarıdır.Bu ülkelerde kooperatifçilik sürekli bir gelişim halinde olduğu gibi ülkelerin kendileri de gelişim halindedir.

Toplam Okunma Sayısı 0, Bugün Toplam Okunma Sayısı 0, Son Okunma Tarihi

Post to Twitter Tweet This Post

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes

www.tutumluyuz.com is Digg proof thanks to caching by WP Super Cache